Şimdi geçenlerde bahsettiğim "film izleyememe" konusunda düşündüm bi 30 saniye kadar ve çözümleme gibi bir duruma giriştim. Tabi birkaç yerden kopya çektim. Hatta ismi bile yanlış yazabilirim o derece bir kopyaya bulaştım. Ama Sabri'den bahsetmeyeceğim. Zira kopya olayı biraz buraya neler yazacağım ile ilgiliydi. İlk olarak Onur'u okuyarak başladığımdan ve Bukeyr ile devam ettiğimden buraya kültürel ve edebi değeri olan yazılar yazmak için kasıyordum kendimi. Birde çok iyi tanımasamda Ali'yi okusam hiç açmazdım heralde.(Berat ile yapacağımız "benim yazdıklarım edebi değil mi" polemiğine girmeye bile hazırım)(Bu arada parantezlerden anladınız değil mi kopya olayını, iyi yazıya dönelim).
Şimdi son zamanlarda kültürel manada mal olduğumdan, ki hayatımın bir çok döneminde bu konuda rol yapmış bir adamım, yazacak birşey bulamamanın sıkıntısını çekiyordum. E yakın zaman içinde (her cümlede "son zamanlarda" kullanılır mı lan?) "zaman yok" bahaneside ortadan kalktı. (Olum öğrencilik çok rahatmış harbiden lan)(Daha da parantez kullanmam bu yazıda)
Öncelikle şu "rol yapma" olayını açayım. Yardımcı olur hepinize. Her ortamda konuşulacak birşey bulur, hiç olmadık yerlerde bilginize başvurma ihtiyacı duyulur böylece. Olay aslında basit gibi görünse de aslında gerçekten sıkı çalışma grektiren bir konu. Zira insanlar anlayamadığım bir biçimde yıllar geçtikçe bilgi birikimlerini acayip bir biçimde arttırıyorlar. O yüzden ortaokulda ki gibi bazı uydurma bilgilere karşı direnç gösterebiliyorlar. O yüzden biraz psikoloji uygulamak gerekiyor. Tabiki yetersiz bilgi birikimini de tek bir potada eritmek. Şimdi benim gibi her bok hakkında bilgisi olan ama hiçbir boku tam olarak bilmeyen bir adamsanız bu dediklerimi yapmak zorundasınız. Zira "lümpen"lik bu zamanda çok işe yarayan ve sizi belli biryerlere getiren bir özellik. Çok meşhur ve beğenilen baş köşe yazarlarımız var günümüzde "lümpenlik" ile gönüllerde taht kuran. Evet konuya dönecek olursak, içinde bulunduğunuz bir tartışma ya da konuda gidişatı yönlendirmek çok önemlidir. Yetersiz ama daldan dala konan bilgi birikiminiz ile konunun bir ucundan yakalayın ve onu bir bağlantı ile başka bir yöne çekin ve karşınızda ki insanın o yönde konuşmasını sağlayın. Konuşmayı ona bırakın ve yeni bir fırsat bekleyin. Tabi ki pek çok defa onu onaylamayı unutmayın. Ama bu bağlantıları yaparken sanki yeni birşey söylüyormuş gibi bir tavır içinde girin. Sanki o kişiye yeni bir bakış açısı tayin ediyormuş gibi kendinizden emin bir tavır içinde olun. O kişiyi pek çok defa onayladığınızdan, karşınızda ki insan yalancı desteğinizi kaybetmemek için kendisini o konu üzerine düşünmeye zorlayacaktır.
Tabi dediğim gibi bu çok uzun yıllar süren bir çalışmanın sonucu. Zira hiçbir konuyu tam bilmemenize rağmen hemen her konudan bir bağlantınız olması lazım. Bazı zamanlarda sadece konu içinde geçen bir kelimenin manasını bilmeniz bile yeterli olacaktır. Sadece o manayı açıklayın ama bunu yaparken jest ve mimikleriniz ile karşınızdaki insanın psikolojisi üstünde oyunlar oynamanız gerekmektedir. Dediğim gibi zor ve sıkı çalışma gerektiren bir yöntem fakat ufak denemeler ile başlayabilirsiniz. Ve bilgiye hatta yarım yamalak bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir "bilgi çağı"nda bu çalışma süreci daha da kısalacaktır.
Esas konuya dönecek olursak, fiilm izleme olayını da bu "hiçbir boku tam olarak bilmeme" olayına bağlamış bulunmaktayım. Hiçbir konu üzerinde sonuna kadar gidememe olayı artık öyle bir dereceye gelmiş ki, birkaç saatlik bir bekleme bile zor gelmekte. En kısa yoldan bana çözümün sunulmasını beklemekteyim. Yok arkadaş ne o öyle 3 saat adamların bir konuyu çözümlemesini beklemek. Ha 15 tl gibi abuk bir para verip girdiysem sinema salonuna tamam anlarım, karşılıklı bir alışveriş söz konusu ve madem para verdim uzun sürsün olayına girerim. Netten tanıştığım bir kızı eve attıysam ana mevzuya girerim ve kendi zevkim bittiğinde oda evine gitmeli sorgusuz sualsiz. Ama bir hayat kadınıysa birazda kendisi çaba sarfetmeli değil mi? Sadece sırüstü uzan git olmaz. Yay konuyu biraz.
Beynimi ele geçiren bu "tam bilgiye ulaşamama" kanseri yüzünden insanoğlunun en ilkel seviyesinde ki filmleri izlemek biraz daha makul gibi... Öldürmek ve cinsel birleşme. Sonuçta ilkel dünyada kendinize yer açmak için güçsüzleri öldürmek ve soyunuzu devam ettirmek zorundasınız. Tabi her ilkel erkek gibi cinsel birleşmede bazı detayları atlayarak geçmek kaçınılmaz. GOM player denen salak programın en kısa ileri alma süresinin 10-15 sn. olması bu durumda beni en zorlayan kısım. Ama adam öldürürken bütün vahşiliğimi kullanır, her anından zevk alırım.
Yani eğer anlattıklarımı yaparsanız bu karanlık yola girmiş olacaksınız. Seçim sizin. Ya "lümpen" olun ya da sağlıklı ama bazı konularda susan ve dar ama kafa dengi bir çevrede yaşayın. Tabi hayat sizi daima o "çevrenizde" tutarsa.
Saygılar benden...
Not: Karşınızdakilere "herşeyi bildiği" izlenimini verin ki gardları düşsün. Hem konuştuğunuz konuda hem kendi hakkınızda... Bu da benim restim...
restine rest ulan
YanıtlaSil