Şimdi geçenlerde bahsettiğim "film izleyememe" konusunda düşündüm bi 30 saniye kadar ve çözümleme gibi bir duruma giriştim. Tabi birkaç yerden kopya çektim. Hatta ismi bile yanlış yazabilirim o derece bir kopyaya bulaştım. Ama Sabri'den bahsetmeyeceğim. Zira kopya olayı biraz buraya neler yazacağım ile ilgiliydi. İlk olarak Onur'u okuyarak başladığımdan ve Bukeyr ile devam ettiğimden buraya kültürel ve edebi değeri olan yazılar yazmak için kasıyordum kendimi. Birde çok iyi tanımasamda Ali'yi okusam hiç açmazdım heralde.(Berat ile yapacağımız "benim yazdıklarım edebi değil mi" polemiğine girmeye bile hazırım)(Bu arada parantezlerden anladınız değil mi kopya olayını, iyi yazıya dönelim).
13 Kasım 2010 Cumartesi
7 Kasım 2010 Pazar
Mal Mal
-Ne düşünüyorsun?
-Hiiiç...
-E daldın...
-Yani?
-Birşey düşünüyorsun sen...
-Hayır düşünmüyorum...
-Benimle paylaşmak istemiyor musun?
-Paylaşacağım birşey olursa ilk sırada sen varsın söz ama şuan birşey düşünmüyorum...
-Ama daldın gittin, resmen birşey düşünüyordun...
-Akşam ne yesek diyordum, balık mı alsak acaba?
-Hayır sen başka birşey düşünüyordun. Aman tamam söyleme istemiyorum...
(Hayır be canım benim, emin ol hiçbirşey düşünmüyordum, sadece ve sadece "mal mal" bakıyordum. Ama ben sana nasıl anlatıyim şimdi bu kadar düşünceli ve heran aklının bir köşesinde yerin olduğunu düşündüğün adamın, bazı zamanlar beyninin sadece nefes almaya odaklandığını ve hiçbirşey düşünmeden mal mal bir yere baktığını.)
-Bu mevsimde levrek güzel olur, bence levrek alalım...
(Tabakta o bana bende ona bakarım. Mal mal...)
-Hiiiç...
-E daldın...
-Yani?
-Birşey düşünüyorsun sen...
-Hayır düşünmüyorum...
-Benimle paylaşmak istemiyor musun?
-Paylaşacağım birşey olursa ilk sırada sen varsın söz ama şuan birşey düşünmüyorum...
-Ama daldın gittin, resmen birşey düşünüyordun...
-Akşam ne yesek diyordum, balık mı alsak acaba?
-Hayır sen başka birşey düşünüyordun. Aman tamam söyleme istemiyorum...
(Hayır be canım benim, emin ol hiçbirşey düşünmüyordum, sadece ve sadece "mal mal" bakıyordum. Ama ben sana nasıl anlatıyim şimdi bu kadar düşünceli ve heran aklının bir köşesinde yerin olduğunu düşündüğün adamın, bazı zamanlar beyninin sadece nefes almaya odaklandığını ve hiçbirşey düşünmeden mal mal bir yere baktığını.)
-Bu mevsimde levrek güzel olur, bence levrek alalım...
(Tabakta o bana bende ona bakarım. Mal mal...)
Vira Bismillah...
Sezon açıldı sanırım. Bakalım becerebilecekmiyiz... Onur önerdi, Bukeyr gaz verdi, Emre "vira Bismillah" dedi...
Spirit of Fire: Feanor
Silmaril... Tanrıların bile hayran olup, taklit edemediği... Kan, savaş, gözyaşı... Bir bakanın aklından bir daha çıkmayan... Nefret, soykırım, ölüm... Kıskançlık duyulan, herşeyden daha parlak olan, ağaçların son ışığı... Silmaril...
Arda'da ""Silmaril" dediğiniz zaman aklınıza bunlardan birisi gelir. Herşeyin başlangıcı olan mücevherlerdir. Elflerin en yeteneklisi ünvanını taşıyan Feanor tarafından yapılmıştır.
Feanor... Silmarilleri yapan, sindaril dilini oluşturan, Iluvatar'ın çocuklarının en yeteneklisi ve en kudretlisi... Yaptığı mücevherlere sahip olmak için babası öldürülen, intikam peşinde bütün orta dünya'yı boydan boya geçen. İntikamı için istedikleri verilmediğinde bütün akrabalarını katleden ve Elf tarihindeki en acı olayın kahramanı. Melkor'a, bir "vala"ya Morgoth ismini takan ve kanının son damlasına kadar kovalayan... Çocuklarına miras olarak sadece intikam ve nefret bırakan bir Elf... Öldüğünde bedeni ateş alan ve geriye sadece külleri kalan "ateşin ruhu"... Silmarillion'da anlatılan en parlak ışığı bulan ve en karanlık olayları yaşatan kahraman...
Kendi nefretinizin çok büyük olduğunu düşünürseniz Feanor'u hatırlayın...
Not: "Neden Feanor, neden spirit of fire?" gibi bir düşünce içine girilirse ve cevap istenirse diye bir anlatım yaptım. Sanırım bende, beni etkileyen bir roman kahramanı olsun istedim. Adet böyle diye düşündüm.
Arda'da ""Silmaril" dediğiniz zaman aklınıza bunlardan birisi gelir. Herşeyin başlangıcı olan mücevherlerdir. Elflerin en yeteneklisi ünvanını taşıyan Feanor tarafından yapılmıştır.
Feanor... Silmarilleri yapan, sindaril dilini oluşturan, Iluvatar'ın çocuklarının en yeteneklisi ve en kudretlisi... Yaptığı mücevherlere sahip olmak için babası öldürülen, intikam peşinde bütün orta dünya'yı boydan boya geçen. İntikamı için istedikleri verilmediğinde bütün akrabalarını katleden ve Elf tarihindeki en acı olayın kahramanı. Melkor'a, bir "vala"ya Morgoth ismini takan ve kanının son damlasına kadar kovalayan... Çocuklarına miras olarak sadece intikam ve nefret bırakan bir Elf... Öldüğünde bedeni ateş alan ve geriye sadece külleri kalan "ateşin ruhu"... Silmarillion'da anlatılan en parlak ışığı bulan ve en karanlık olayları yaşatan kahraman...
Kendi nefretinizin çok büyük olduğunu düşünürseniz Feanor'u hatırlayın...
Not: "Neden Feanor, neden spirit of fire?" gibi bir düşünce içine girilirse ve cevap istenirse diye bir anlatım yaptım. Sanırım bende, beni etkileyen bir roman kahramanı olsun istedim. Adet böyle diye düşündüm.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)